DI
Ş HABERLER BÜLTENİSay
ı:13 Tarih: Mayıs 2004---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
IASB’DEN HABERLER |
Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi Vakfı ( IASC Foundation ) Mütevelli Heyeti, Vakfın yapısal düzenlemelerine ilişkin bir çalışma hazırladı. IASC’nin 24 Mayıs 2000 tarihinde IFAC’dan ayrılmasıyla beraber kabul edilen Kuruluş Sözleşmesi (Constitution), Vakfın ve Yönetim Kurulu’nun çalışma prosedürlerini içermekle beraber, sözleşmenin 5 yılda bir gözden geçirilmesini gerekli kılmaktadır. Mütevelli Heyeti, yaptığı çalışmaların koordinasyonunu sağlamak amacıyla da Paul A. Volcker tarafından başkanlık edilen bir komite oluşturdu.
IASB Başkanı Sir David Tweedie, Mütevelli Heyetine IASB’nin geliştirmiş olduğu standartları ve izlenen prosedürleri içeren bir çalışma raporu sundu. Bu raporda aynı zamanda IASB’nin güncel çalışma programı, FASB ile yakınlaşma projesi ile küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik çalışmalara da yer verilmiştir. Raporun tamamına IASB’nin web sitesinden ulaşabilirsiniz ( www.iasb.org.uk )
Sir David Tweedie ile yapılan bir görüşmede yer alan bazı görüşlerini şöyle aktarabiliriz: “Avrupa Birliği’ne kayıtlı tüm ülkelerin 2005’den itibaren Uluslararası Muhasebe Standartlarını kullanma zorunluluğu bizim için bir lütuftur. Bu durum şüphesiz ki, bize büyük bir güven vermiştir. Bu kararın alınmasından bir ay sonra Avustralya, daha sonra Yeni Zelanda ve Rusya, Uluslararası Muhasebe Standartlarını uygulama kararı almışlardır. Yüksek kalitedeki bu standartlar muhasebe riskini ortadan kaldırarak daha fazla yatırım, ticaret ve büyümenin gerçekleşmesine olanak sağlamaktadır. Zaten Avrupa Birliği de bu sebeplerle böyle bir uygulamaya geçmiştir. Burada esas olarak bahsedilen şey gizli kayıt tutma veya muhasebecilik değildir; aksine sınırlar ötesi ticareti geliştiren, şeffaf muhasebecilik ve muhasebe metodlarıdır.”
Şu ana kadar tamamlanan ve 2005’den itibaren uygulanmas
ı zorunlu olan standartlar şunlardır:IAS 1, Mali Tabloların Sunumu ( Presentation of Financial Statements)
IAS 2, Stoklar (Inventories)
IAS 8, Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahmin ve Hatalarındaki Değişiklikler ( Accounting Policies, Changes in Accounting Estimates and Errors )
IAS 10, Bilanço Tarihinden Sonra Ortaya Çıkan Hususlar ( Events After The Balance Sheet Date)
IAS 16, Maddi Duran Varlıklar ( Property, Plant and Equipment)
IAS 17, Kiralama Sözleşmeleri (Leases)
IAS 21,Yabancı Para Kurlarındaki Değişikliklerin Etkileri ( The Effects of Changes in Foreign Exchance Rates)
IAS 24, İlgili Taraf Açıklamaları ( Related Party Disclosures)
IAS 27, Konsolide Mali Tablolar ( Consolidated Financial Statements)
IAS 28, İştiraklerim Muhasebeleştirilmesi ( Investments in Associations)
IAS 33, Hisse Başına Kar ( Earnings Per Share)
IAS 40, Gayrimenkul Yatırımları ( Investment Property )
IAS (International Accounting Standards) ve IFRS (International Financial Reporting Standards) arasındaki fark nedir?
Bazı durumlarda IAS, bazı durumlarda ise IFRS teriminin kullanılması kafaları karıştırabilir. Dolayısıyla bu iki kavram arasındaki farkı şu şekilde açıklayabiliriz: IAS (Uluslararası Muhasebe Standartları) ilk kez Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi (IASC) tarafından çıkarılıyor. Daha sonra Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulunun (IASB) oluşturulmasıyla standartlarla ilgili tüm sorumluluklar bu kurula devrediliyor. Ve bundan sonra bu kurulun çıkaracağı tüm standartlar ise IFRS olarak isimlendiriliyor.
Uygulama (Enforcement) nedir?
Kaliteli ve sağlıklı muhasebe standartlarının 3 uygulama aşaması vardır:
İç Kontrol Sisteminin sağlıklı bir finansal raporlama için işletme yönetimi tarafından desteklenmesi,
Bağımsız dış denetçilerin standartları uygulama konusunda uzman olmaları,
Standartların uygulanabilirliğinin sağlanması konusunda bir gözlem ve kontrol mekanizmasının (enforcement ) kurulması
Bir ülkedeki yatırımcıların kendilerine sunulmuş olan mali tablolara olan güvenini sağlamak için Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının (IFRS veya IAS) koordine edilmiş ve tutarlı bir şekilde uygulanmaları (enforcement) oldukça gereklidir. Bununla beraber IFRS’lerin uluslararası düzeyde uygulanmaları işletmelerin finansal raporlama sistemlerinde daha güçlü olmalarına yardımcı olmaktadır.
Avrupa da ve diğer bölgelerde IFRS’lerin uygulanabilirliğini sağlamak için bölgesel hakimlerden, özel sektör kuruluşlarından ve ulusal sermaye piyasalarından ( national securities regulators) (örneğin Türkiye’de SPK) yararlanılmaktadır. IFRS’lerin uygulanmasını kontrol eden ve izleyen çeşitli modeller vardır:
Sermaye Piyasası Kurulları veya Komisyonları (Securities Commissions): Bu modellerden en belirgin olanı bir devlet kuruluşu olup, 1929’da ABD’de borsanın çökmesinden ( Wall Street Crash) sonra kurulmuştur. Benzer kuruluşlar Fransa’da ( COB ) ve İtalya’da ( CONSOB ) da mevcuttur. Bu kuruluşlar finansal raporlamayı ve bazı ülkelerde de üye işletmelerin denetimlerini düzenlerler.
Menkul Kıymet Borsaları (Stock Exchanges): Kendilerine üye olan kuruluşların uymaları gereken kuralları düzenlerler ve bu kurallara uymamanın neticesinde bu kuruluşları üyelikten çıkarabilmektedirler.
Diğer Özel Sektör Kuruluşları (Other Private Sector Bodies): İngiltere’deki Finansal Raporlama Gözlem Kuruluşu (Financial Reporting Review Panel-FRRP) örnek olarak gösterilebilir. Bu kuruluşların bazı yasal yaptırımları sözkonusudur. Örneğin hatalı raporlama yapılmış olan bir işletmede gerekli incelemeler yapıldıktan sonra ilgili yöneticiler mahkemede yargılanmaya kadar götürülebilmektedir.
Avrupa Birliği’ne kayıtlı 25 Avrupa ülkesi, Avustralya, Rusya, Güney Afrika ve diğer bazı ülkelerin IFRS’ler doğrultusunda hazırlanmış mali tablolarında bölgesel raporlamanın uluslararası düzeyde karşılaştırılabilirliğini sağlama konusunda elde edilen bu fırsatın yanında yüksek kalitedeki bu standartların uluslararası düzeyde tutarlı ve sağlıklı uygulanabilirliğinin sağlanması gerekmektedir. Dolayısıyla yukarıda sıralamış olduğumuz modeller bu açıdan oldukça önemlidir.
Avrupa’daki Uygulama
Nisan 2003’de, The Committee of European Securities Regulators ( CESR ) ilk 2 Uygulama Standardını (Enforcement Standard) yayınladı. CESR, Avrupa Komisyonuna tavsiyelerde bulunmak üzere kurulmuş ve mevcut 15 üye ülke ile Norveç ve İzlanda’nin menkul sermaye piyasaları idarelerinden (national securities regulators) oluşmaktadır.
1 Nolu Standart-Avrupa’daki Finansal Bilginin Uygulanması ( Enforcement of Financial Information in Europe): Bu standart 21 temel ilkeyle düzenleyicilere yol göstermektedir. Bu ilkeler ulusal düzeyde üye ülkeler tarafından piyasaya sunulmuş finansal bilgilere uygulanabilmeyi amaç edinmiştir. Standartlar şunları gerekli kılmaktadır:
Uygulama faaliyetleri (enforcement activities) her ülkede yetkili bağımsız yönetim otoriteleri tarafından yerine getirilirler,
Finansal tablolar risk temelli olarak kısmi bir incelemeye tabi tutulurlar, rastgele yada örneklemeya başvurularak bir inceleme yapılmaz,
Kusurlu bulunan muhasebe kayıtları için bazı yaptırımlar uygulanabilir.
2 Nolu Standart-Uygulama Faaliyetlerinin Koordinasyonu (Coordination of Enforcement Activities): Ekim 2003’de yayımlanan bu standart, Avrupa’daki finansal bilgi denetleyicilerinin uygulamayla ilgili aktivitelerinin koordinasyonunu önermektedir. Ayrıca Uluslararası muhasebe standartlarının tutarlı ve kuvvetli bir şekilde uygulanması amacına da hizmet etmektedir.
Global Uygulama
CESR’nin yukarıda bahsetmiş olduğumuz iki standardı yayınlaması göstermektedir ki, ulusal çaplı kuruluşlar belli bir düzen oluşturabilmek için yaklaşım ve uygulamalarını koordine etmektedirler. İşletmeler şunu anlamalıdırlar ki; uygulayıcı otoriteler (enforcement authorities) yerel ilkelerle (GAAP) karşılaştırdığımızda IFRS’lerle uyum içerisinde bulunmayı daha sistematik olarak incelemektedirler. Dolayısıyla bu otoriteler tarafından yapılacak olan ek incelemeleri geçebilmek için işletmelerin her türlü sistem ve belgeleme düzenlerini daha dikkatli inceleyerek daha kuvvetli olmaları gerekmektedir.
Bir sonraki adım bu yaklaşımı uluslararası düzeyde yaygınlaştırmaktır. Bu sebeple CESR, IFRS’ye göre hazırlanmış olan finansal tablolara ihtiyaç duyan diğer ülkelerdeki düzenleyici otoritelerle irtibat içerisinde bulunmaktadır.
IFRS’lere geçişle beraber işletmelerin finansal raporlama sistemlerinde bazı temel değişiklikler gerçekleşecektir. Bu noktada işletmeleri zorlayacak iki temel noktadan birincisi, bu değişikliğin işletmeler üzerinde yaratacağı etki diğeri ise gerekli olan değişikliği zamanında sonuçlandırmaktır. IFRS’lere geçiş yalnızca standartlar arasındaki bir değişim değildir bu aynı zamanda tüm işletme içerisindeki finansal bilginin paylaşımında kullanılan bütün dili etkilemektedir. Dolayısıyla işletmedeki finans biriminden diğer birimlere doğru kayan bir etkileşim söz konusudur.
Böyle geniş çaplı bir değişiklik IFRS’lere uyum sürecinin birkaç haftadan daha fazla süreceğini göstermektedir. IFRS’lere başarılı ve daha sağlıklı bir geçiş için yönetim tarafından daha geniş çaplı bir çalışma ve katkıya ihtiyaç vardır.
Birçoğu için IFRS uyumlu finansal tabloları hazırlarken karşılaşılabilecek en büyük güçlük yeterli güvenilir bilginin toplanmasıdır. IFRS’lere ilk defa geçiş yapan işletmeler özellikle ihtiyaçları olan ek bilginin derinliği ve miktarı karşısında şaşırmaktadırlar. Çoğu durumlarda bu bilginin bir kısmı işletme içerisinden elde edilebilse de bu yeterli olmamakta ve işletme dışındaki bilgiye de ihtiyaç duyulmaktadır. IFRS’lere sağlıklı bir şekilde geçiş gerekli ve yeterli olan bilginin planlama, uygulama ve yönetim aşamalarından geçerek elde edilmesiyle gerçekleşmektedir.
|
IFAC’DAN HABERLER |
IFAC, Kasım Ayında Uluslararası Denetim Standartlarını Güçlendiren, Uluslararası Standartlar Arasındaki Yakınlaşmayı Sağlayan Ve Uluslararası Düzeyde Muhasebe Mesleğinin Kamuya Dönük Olmasına Sağlayan Bir Dizi Reform Yayınladı.
IFAC tarihinin en kapsamı reformları olarak kabul edilen bu reformlar uluslararası düzenleyici otoriteler tarafından büyük ölçüde desteklenmiştir. Toplumun taleplerini karşılayacak şekilde oluşturulan ve IFAC’ın denetim, güvence, etik ve bağımsızlık konularındaki standartlarını izleyip, kontrol etmek amacıyla kurulan “Toplum Adına Gözetleme Kurulu (Public Interest Oversight Board-PIOB)’nun yaptığı çalışmalarla da bu reformlar oldukça şeffaf bir yapıya sahiptir. PIOB anı zamanda IFAC’ın uygunlukla ilgili faaliyetlerini de izlemektedir.Bu reformlar düzenleyici otoriteler ve IFAC arasında, düzenleyici otoritelerden oluşan IFAC Liderlik Grubu ve Gözetlemleme Grubunun katkılarıyla, sürekli bir diyalog ortamı sağlamaktadır.Başkanıyla beraber PIOB’nin 10 üyesi 2004’de tayin edilip atanacaklar.
IFAC, profesyonel muhasebecilerin eğitim ve gelişmelerinde global anlamda bir kıyaslama imkanı sağlayacak altı Uluslararası Mesleki Eğitim Standardı (Internatioanl Education Standards-IES ) çıkardı.
IFAC Eğitim Komitesi tarafından çıkarılan bu standartlar global olarak muhasebe mesleğinin tutarlı ve kaliteli olmasını amaçlamakta ve profesyonel bir muhasebeci olmak için gerekli olan eğitimin niteliklerini içermektedir. Bütün IFAC üye kuruluşlarının 1 Ocak 2005’den itibaren bu standartlara uymaları beklenmektedir. Bu standartların başlıkları şunlardır:
IES 1,Profesyonel Muhasebecilik Eğitim Programına Giriş Şartları (Entry Requirements to a Program of Professional Accounting Education
IES2, Profesyonel Muhasebe Eğitim Programları İçeriği (Content of Professional Accounting Education Programs)
IES 3, Mesleki Beceriler (Professional Skills)
IES 4, Mesleki Değer, Ahlak ve Tutumlar (Professional Values, Ethics and Attitudes)
IES 5, Mesleki Staj Gerekleri (Practical Experience Reqirements)
IES 6, Mesleki Yetenek ve Ehliyetin Ölçülmesi (Sınav) (Assessment of Professional Capabilities and Competence)
Bu standartlardan her birine ek olarak birer giriş ve çerçeve (framework) bölümleri mevcuttur. Bu ek bölümler, standartlarda yer alan konuların çerçevesini ve IFAC üye kuruluşlarının her biri için eğitim programlarının ne şekilde uygulanacağını göstermektedir. Standartlara ve ilgili ek bölümlerine IFAC’ın web sitesinden ulaşabilirsiniz
(www. ifac.org/education )
IFAC Eğitim Komitesi, aynı zamanda “Devamlı Mesleki Gelişim: Hayat Boyu Öğrenme ve Mesleki Yeterliliğin Sürekli Gelişimi Programı ( Continuing Professional Development : A Program of Lifelong Learning and Continuing Development of Professional Competence ) isimli bir taslak standart yayınladı. Taslak standart bütün profesyonel muhasebeciler için gerekli olan zorunlu mesleki gelişim programını içermektedir. Bu standart muhasebe büroları, şirketler, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, kamu kuruluşları ve diğer organizasyonlarda çalışan tüm muhasebe meslek mensuplarının mesleki yeterliliği kazanmalarıyla ilgili sorumluluklarını açıkça dile getirmektedir. IFAC üye kuruluşlarının 1 Ocak 2006’dan itibaren bu standarda uymaları beklenmektedir. Taslak standarda IFAC’ın web sitesinden ulaşabilirsiniz (www. ifac.org/EDs).
IFAC’ın Uluslararası Denetim Ve Güvence Standartları Kurulu (International Auditing And Assurance Standards Board-IAASB) Uluslararası Denetim Standartlarının Küçük İşletmelere Uygulanması Sırasında Denetçilere Yardımcı Olacak Yol Gösterici Bir Bildirge Yayınladı.
IAASB, denetçilerin tüm dünya çapında daha iyi risk değerlendirmeleri yapabilmelerini sağlamak ve denetim kalitesinin gelişmesini için yeni standartlar çıkardı. Yeni Uluslararası Denetim Standartlarını şöyle sıralayabiliriz:
ISA 315, İşletme ve Çevresini Tanıyıp, Hata Riskini Değerlendirmek (Understanding the Entitiy and Its Environment and Assesing the Material of Risk Misstatements)
ISA 330, Risk Değerlemelerine Karşılık Denetçinin Yaklaşımları (The Auditor’s Procedures in Response to Assessed Risks)
ISA 500, Denetim Kanıtı (Audit Evidence)
Buna ek olarak, IAASB ISA 200, Finansal Tablo Denetimlerini Yönetmenin Amaç ve Temel İlkeleri (Objective and General Principles Governing an Audit of Financial Statements)’de ve denetim risk modelinin ifadesinde bazı düzenlemeler yapmıştır. Yapılan yeni düzenlemelerden sonra bir denetçiden beklenen,
Denetim faaliyetlerini işletmenin iç kontrol sistemini de içine alan doğal yapısını içerek şekilde geniş çaplı olarak gerçekleştirmesi,
Bir takım hata ve yanlışlıkların bulunma riskini göz önüne alarak daha dikkatli ve titiz bir değerlendirme gerçekleştirmesi,
Risk değerlemesini göz önüne alarak daha ileri düzeyde bir denetim faaliyeti gerçekleştirmesi,
ISA 500, denetçilere daha kesin ve kaliteli kanıtlar sunarak yol gösterici olmaktadır.Bu standartlarla ilgili tüm değişiklikler 15 Aralık 2004 tarihinde ve bu tarihinden sonra başlayan dönemler için yapılan denetimler için geçerli olacak.